'Meşhur Peynirci' kriz dinlemiyor

 
 
 
 
 
Gıda perakende sektöründe Ankara'nın en önemli yerel markalarından biri olan “Meşhur Peynirci” adlı peynir firması, ekonomik krize rağmen 2009 yılında da en az yüzde 30 büyüme konusunda iddialı.

 Günde ortalama 50 bin kişiye, yılda 18 milyon müşteriye hizmet veren firma, gelecek yıl Eskişehir, Bolu ve Kırıkkale'ye de açılacak. Halen 45 şubesi bulunan, Ankara'nın ilçelerinde 7 şubesi daha yakında açılacak olan şirketin aylık cirosu ise 13,5-14 milyon YTL düzeyinde.

Meşhur Peynirci Genel Müdürü Serbülent Havuçoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zorunlu gıda maddesi satmaları nedeniyle, krize rağmen, satışlarında bir daralma olmadığını, yıllık ortalama yüzde 30 büyüme hedeflerini sürdürdüklerini söyledi. Bu kapsamda, gerek Ankara içinde, gerekse çevre illerde yeni şubeler açmayı planladıklarını belirten Havuçoğlu, hiç banka kredisi kullanmadıklarını, kazandıkları paraya göre büyüme programı yaptıklarını vurguladı.
Piyasada daralma olmamasına karşın, firmalar arasındaki rekabetin “kanlı” boyutlara geldiği nitelemesinde bulunan Havuçoğlu, şöyle konuştu:

“Yerel firmalar arasındaki rekabet, 'kanlı' boyutlara ulaştı. Hepimiz bileklerimizi kestik, en fazla kim dayanırsa o ayakta kalacak. Artık, kuruşlu rakamlar üzerinden rekabet sürüyor. Bir firmanın 1,09 YTL'ye sattığı ürünü, diğeri 1,08'e, diğeri 1,07'ye satıyor. Şirketin büyüklüğü değil, kimlerle rekabet ettiğin önemli. Biz gerilla tipi rekabet yapabiliyoruz. Büyük firmalar, bir fiyatı değiştirmek için 10 yerden yazı bekliyor. Biz telefonla anlık ayarlamalar yapabiliyoruz. Onların işletme gideri yüzde 20'lere varırken, biz yüzde 10-13'te tutuyoruz, bu yüzden rekabet gücümüz daha yüksek.”

Sebze-meyve ürünlerini tamamen peşin alarak, bunun avantajını tüketiciye yansıttıklarını, bu nedenle fiyatlarını diğer marketlere göre daha makul tutabildiklerini anlatan Havuçoğlu, “Karlılığımızı büyütmüyoruz, alış koşullarından sağladığımız avantajı doğrudan tüketiciye yansıtıyoruz. Süt ve et ürünlerinde ise avans yöntemi ile çalışıyoruz. Gelecek yıl alacağımız ürün için üreticiye para veriyoruz. Şu anda üreticilerde 5-6 milyon YTL paramız var” dedi.

-“UCUZ VE KÖTÜ DEĞİL, KALİTELİ AMA EKONOMİK ÜRÜNLER”-

İnsan sağlığına ve hijyen kurallarına aykırı olmayan şartlarda, ortalama bir kalite ve kalibrede ürünleri “uygun” fiyatlarla satmayı ilke edindiklerini kaydeden Havuçoğlu, “ucuz ve kötü değil, kaliteli ama ekonomik ürünler” sattıklarını söyledi.

Perakendecilerin ürünleri firmalardan, üreticiden alım koşullarının aşağı yukarı aynı olduğunu, arada fark bulunmadığını vurgulayan Serbülent Havuçoğlu, ancak satış şartlarının fiyatları çok etkilediğine dikkati çekerek, şunları anlattı:

“Aynı kalitedeki ürünün toptancı hallerindeki alım fiyatında 1-4 YTL fiyat farkı olmaz, 100-200 YKr olur. Ancak, onu sattığınız şartlara ilişkin maliyetler fiyata yansır. Aylık kirası 50 bin dolar olan bir markette, limonun kilosunu 1 YTL'den satamazsınız. Ancak, çok sayıda perakendeci olması yüzünden yaşanan rekabet ve tüketicilerin fiyatları çok iyi takip etmesi nedeniyle, aynı kalitede ürünler arasında 2-3 kata varan fiyat farkları çok zor.”

-“METREKAREYE SATIŞ CİROSUNDA BİRİNCİYİZ”-

Ankara'da 45 yıllık bir firma olan Meşhur Peynirci'nin, süt ve süt ürünlerindeki toptancılık yaparken, 2005 yılından itibaren sebze meyveyi de konseptine katarak hızlı büyüme sürecine girdiğini anlatan Genel Müdür Havuçoğlu, Ankara ve ilçelerinde 45 mağazalarının bulunduğunu ve 7 mağazanın açılış çalışmalarının da sürdüğünü söyledi.

Havuçoğlu, “Ekonomik krizde daha hızlı büyüme kararı aldık. İşçi çıkarmayacağız, maaşları düşürmeyeceğiz, zamanında ödeyeceğiz. Daha çok insan istihdam edeceğiz. Çalışan sayımızı, 1000'den 1300'e çıkaracağız. Her yıl ortalama yüzde 30 büyüyoruz. Bunu devam ettireceğiz” dedi.

Mağazalarının, günde 50 binden, yılda 18 milyondan fazla kişiye hizmet verdiğini, aylık cirolarının 13,5-14 milyon YTL olduğunu kaydeden Havuçoğlu, “Ankara'da pazar payında iddialıyız. Metrekareye satış cirosunda birinciyiz. Ekonomik fiyatlarla sattığımız için satışlarımızda krizden dolayı fazla daralma yok. Kırıkkale, Eskişehir ve Bolu'ya da yayılmayı düşünüyor. Perakende sektöründe 5 yıl sonra ayakta kalacak 3 firmadan biri, mutlaka Meşhur Peynirci olacak” diye konuştu.

-“MAĞAZALARIN PAZAR GÜNLERİ KAPATILMASI” ÖNERİSİ-

Alışveriş merkezlerine (AVM) girmek istemediklerini, bunun satış maliyetini artıran bir unsur olduğunu vurgulayan Havuçoğlu, asgari ücretin netinin 500 YTL civarında olduğu bir ülkede, şehirde, ürünün satış maliyetini artıracak satış noktaları kurmanın doğru bir yaklaşım olmadığını, öncelikle AVM'lerden alışveriş yapacak ekonomik güçte insanların sayısının artırılması gerektiğini söyledi.

Mağazaların pazar günü kapatılmasının gerek tüketiciler, gerekse sektör çalışanları açısından çok yararlı olacağını, işçilik maliyetlerini ortalama yüzde 25 düşüreceğini ve bunun da fiyatlarda etkili olacağını anlatan Havuçoğlu, şöyle devam etti:

“Mağazalar, pazar günü ve her gün akşam saat 20.00'de kapatılsın. Gece 22.00'ye kadar çalışan biri ancak 24.00'de ancak eve gidebiliyor. Aile hayatı yaşanamıyor, 30 bin çalışan mağdur oluyor. Ama büyük alışverişleri cirolarının yüzde 40-45'ini hafta sonu yapıyor. Bunların çoğunda yabancı sermaye ortak. Ekonomik krizden bağımsız olarak, mağazalar pazar günleri kapatılmalı. Bu tüketiciler açısından da büyük kayıp olmayacak. Ama rekabet yüzünden biz uygulayamıyoruz. Devlet düzenleme yapabilir.”

-“ŞU ANDA ŞİRKETİ SATMAK GİBİ BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK”-

Büyüme stratejilerini sürdürürken, halen şirketi satmak gibi bir düşüncelerinin bulunmadığını ifade eden Genel Müdür Bülent Havuçoğlu, “Yerel bir firmayız. Karlılığından işletme giderlerini ve yatırım maliyetini çıkaran az sayıdaki şirketlerden biriyiz. Hiç bir şekilde banka kredisi kullanma ihtiyacı duymuyoruz. Ciroyu karlılık açısından değerlendirerek, bu şirket için büyük bedel ödenmesi lazım. Ama şu anda satış gibi bir düşünce yok” dedi.